“Bağlaç” olmakla kalacağını sanan dosta: Bilge Karasu’nun Çeşitlemeli Korku’su

Bilge Karasu’nun Kısmet Büfesi‘nde yer alan “Çeşitlemeli Korku” metninin iki seslendirmesini bir araya getirdim. İlki 5 Mayıs 2011’de Mimar Sinan Üniversitesi’nde düzenlenen Bilge Karasu Sempozyumu’nda gerçekleştirilen performans, ikincisi ise Tijen Par, Candan Teksoy, İlhan Usmanbaş, Başar Sabuncu ve Cüneyt Türel’in seslendirdiği eski bir kayıt.
Göçmüş Kediler Bahçesi‘nde geçen Carlo Gesualdo’nun beş sesli eseri için bkz. https://www.youtube.com/watch?v=LPBOJSeehiU

Bilge Karasu / çeşitlemeli korku from Yıldırım Arıcı on Vimeo.

Yöneten: Erdem Çöloğlu
Soprano: Şebnem Ünal
Alto: Elif Tuğba Tekışık
Tenor: Erdem Nusret Karakaş
Bariton: Bahadır Noyan Coşkun
Bas: Fatih Çakmak


Tijen Par, Candan Teksoy, İlhan Usmanbaş, Başar Sabuncu, Cüneyt Türel

Beş Ses İçin Metin

Çeşitlemeli Korku

“Bağlaç” olmakla kalacağını sanan dosta

Bir tüy,
bir telek
bir dal-
gın ku-
şun ar-
dında
bırakı-
verdiği
havadan o-
luşmuş gi-
bi yumu-
şak,düşen,
yere doğru;
bir tüy,
bir te-
lek,

bir yap-
rak
bir güz
dalın-
dan
kopmuş
kopu-
vermiş
sarartılı
bir yap-
rak, ye-
re de-
ğince
kimse-
nin duy-
madığı,
yeri, taşı,
toprağı ba-
ğırtmamış,
incitmemiş
bir tüy, bir telek,
bir güz yaprağı

gibi düşmüş yerleşmişti içi-
me
içerime,
gönlüme,
etime
k o r k u
BİR ÇIĞ GİBİ GELDİN ÜSTÜME

Karınca-
lar gi-
biydim,
düş ka-
rıncaları,
ozan ka-
rıncaları
gibi

çıdam1ı ka-
rıncalar
gibiydim,
çıdamlı,
dümdüz
uzanan
uçsuz
bucak-
sız

engebesiz bir düzlükte

ÜSTÜME BİR ÇIĞ GİBİ GEL-
DİN KENDİNE KATTIN BENİ
gözü, a-
yağı, bir
yerlere
takılma-
dan
hiçbir şeye
yönelme-
den
dümdüz
uzanan
bir top-
rakta
çıdamla

y ü r ü y e n
karınca-
lar gi-
biydim.
d u y d u m s e n i,
ö l d ü m s e n i!

SENİ SENİ SENİ
: SENİ : SENİ :
gördüm – : – duydum – : – – :
yaşadım – – öldüm – :

yürü-
mekten
başka
bir şey
bilme-
yen
nereye,
niye, ne-
ye gitti-
ğini bil-
meyen
bir yere
gittiğini ol-
sun bilme-
yen
ozan karıncaları
g i b i y d i m
çıdamla
yürüyen

bu düzlük-
te, engebe-
sizlikte.

SENİN YANIMDASIZLIĞIN BİR
SİLİK SUSKUYDU, GÜNSÜZ KA-
RANLIĞIMIN KESER AÇARDI K
PISINI, SESİN, YÜZÜN, YÜRÜMEN

Nereye
gittiğini
gene bil-
meden

bir yere
gittiğini ol-
sun gene
bilmeden
çıdamı
da, yü-
rümeği
de unut-
muş
b i r b ö c e ğ i m ş i m d i
çılgınca dönenen
durduğu
yerde.

Görün-
mez en-
gebeler
örüldü
çepeçev-
re

çevrem-
de
k o r k u d a n

BİR ÇIĞ GİBİ GELDİN ÜSTÜME
KENDİNE KATTIN BENİ, YUVAR-
LANDIK BİR SÜRE

Zeytin
gövdele-
ri gibi-
yim
şimdi
topra-
ğım is-
ter al, is-
ter boz,
ister ka-
ra,

burul-
muş er-
keklik-
ler gibi-
yim
a c ı i ç i n d e
k ı v r a n a n

Düzlükle-
rinde gök-
yüzüne
uzanıp gün
ışığını tit-
reştiren,
dünyayı
düzgün
aralıklara
bölen
kavak duvarların-
d a n s o n r a

SONRA

suyu ara-
yıp bu-
lan kökle-
riyle, dur-
madan bu-
danan kol-
larıyla

su fışkı-
rır gibi

yeniden
toprağa
dökülen
dallarıyla
yeşil yağ-
murunu
yağdıran
söğütlerden sonra,

SONRA
SONRA

yarık
yarılı
yarılmış
tahtasıyla
kıvra-
nan
buruk
burgun
bir zey-
tin göv-
desi gi-
biyim
kuytularda,
eğimlerde,
suskun,
sessizlikler
içinde, gü-
müş yeşil
bir buğu
altında,
buruk
b i r g ö v d e y i m ş i m d i
yemişi
karar-
mayan.

SONRA SONRA SONRA
YIKTIK KENDİMİZİ DE

Kuru-
yum
göğe baktı-
ğım yerde,
buru-
ğum
yere baktı-
ğım yerde
korkuy-
la besle-
nerek
korku-
dan!
BEN ÇIĞ OLDUM ŞİMDİ. SEN,
kar’ımdaki taş, karnım-
E T İ M D E K İ
daki, dokumdaki
K A M A

Oysa korku kendi memesini
e m e r e k b ü y ü r;
nasıl
burmalı
bu me-
meyi?
nasıl
kurtul-
malı
nasıl na-
sıl nasıl
korku-
nun sü-
dü ol-
mak-
tan?
SENİ SENİ SENİ
: SENİ : SENİ :
yaşadım – : – duydum – : – – :
öldüm – – – – – – – – – – – – -.
Seni yaşa-
dım, seni
öldüm;
Uçuru-
mun di-
bine
v a r a m a d ı m d a h a
parçalanıp, parça-
layıp kurtulacağım
yere.
Bir tüy,
bir telek
gibi, bir
güz
yaprağı
gibi
k o p m a l ı
kuştan, ağaçtan,
yeğnilikle, incele-
rek,

bağırmadan korkudan.

ANILARIM SENİN GELECEĞİN OLU-
YOR, GERÇEKLİK DUYUSUNU YİTİ-
RİP, UZAK TAN UZAGA HEP SENİN SİV-
RİLDİĞİN BİR PUS İÇİNDE YAŞAMAĞA
BAŞLADIĞIM ŞUANDA.
SEN AĞAÇTAN SEN AĞACA KOŞUYO-
RUM, ARADAKİ PUSARIK BATAKLIK-
TA AYRIŞIP YIVIŞAN GÜNLERİN HİÇ-
LİĞİNDE.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir