25 Nisan İpek Böceğinin Kozadan Çıkışı

Safiye Erol’un Dineyri Papazı 1955 yılında Tercüman Gazetesi’nde tefrika edilir. Kitap olarak yayımlanmasıysa ancak 2001’de gerçekleşecektir. Halil Açıkgöz’ün yayına hazırladığı bu kitap Kubbealtı tarafından basılır. Gülbün’ün Dineyri Papazı adını taktığı bir adamla kurduğu, yıkıcı ve yaratıcı süreçleri ve sonuçları olan aşk deneyimini merkeze alan roman aracılığıyla, 1940ların İstanbul’una, sosyal ilişkilerine, kozmopolit ve tasavvufi ortamlarına, üniversite çevresine ve tıp camiasına da uzanırız. Gülbün ve Dineyri Papazı’nın dışındaki kişilerin de aşk deneyimleri bu haller ve oluşlar sarmaşığına katılır, böylelikle Bengalce Rada-Krişna şarkılarına kadar giden ilişkiler silsilesine açılırız. 

Roman boyunca Gülbün şehri kat eder. İçsel deneyimle şehirde yürümek bir aradadır. Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ından dört yıl önce yazılmış bu romanda aylak bir kadını, flanözü temaşa etme, onunla birlikte şehri arşınlama imkanını buluruz. 

Roman aynı zamanda hâkim erkeklik tarzlarının ayrıntılı tasviri ve ifşası bakımından da dikkate değerdir. 

Birazdan dinleyeceğiniz pasajda, ilk bakışta tutulduğu Dineyri Papazı’yla ilk buluşmalarından sonra Gülbün’ün hissettiği kozasından çıkma hali merkezdedir. 25 Nisan’da hissedilen bu halin içinde alttan alta bağ budama fikri de dolaşır. Yeni bir varoluşa açılmayla, yaratıcı bir deneyimin beraberinde getirdiği özyıkım potansiyeli girift bir şekilde romanda dolaşmaktadır.

25 Nisan: İpek Böceğinin Kozadan Çıkması

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir